4 Haziran 2014 Çarşamba

Kaçsam Bırakıp

  Yine sabahlarken ben -neden sabahladığımı bilen bilir azizim- Azizim mi? Bırakıp kaçsam diyorum. Gitsem uzaklara -işte bu tamamen palavra- Ben böyle şeyler yapamıyorum bu hayatta. İnsanlar, neyi varsa atıp çekip gidiyor -gidiyor da, sonra ne oluyor bilen bilir- Mesela istiyorum ki metroda yolculuk sırasında,  bir anda ayağa kalkıp karşı sıramda oturan yolcuya yönelip "Neden gözlerini gözlerimden kaçırıyorsun, sence de yorucu değil mi?" diye sorabileyim. Ama olmuyor işte. İstiyorum ki sokakta aklıma gelen bir şarkıyı yüksek sesle söyleyeyim: "Seni gören bir melek sanıyor ah Kadıköylüü.." Söyleyemem hayatta. -niye be?- Neyse ne diyordum.! hıh tam bırakıp kaçsam diyordum ki bir ses geldi o da bırakıp kaçmak istiyordu. Ama bilseniz sebeplerimiz o kadar başka ki. Ne demişler, binbir çeşit insan var -bu ne biçim benzetme- Ama bir duysanız o kadar acıtıyor ki dinleyeni. Derdi büyük. Size bir güzellik yapıp dinleteceğim. Ben de "Deniz Kızı" gibi güzel şarkılar söylemek istiyorum bağıra çağıra hem de -tamam sus artık - Neyse öyle işte. Benden  bütün sabahlayanlara gelsin -her ne sebeple olursa olsun-.
http://www.youtube.com/watch?v=9KkB3VcAldI&list=RD9KkB3VcAldI&index=1